DİŞE DİŞ MÜCADELE EDİN

Ağız ve diş sağlığı konusunda farkında olmadan yaptığımız hatalar, kimi zaman telafisi çok güç sonuçlar doğurabiliyor.
Buna rağmen, toplumumuzda her konuda olduğu gibi diş bakımında da kulaktan dolma bilgilerle hareket etmek oldukça yaygın. Bu hatayı ortadan kaldırmak ve size doğruları göstermek için İstanbul Smile Kliniği’nden Diş Tabibi (Dt.) Kıvılcım Teksöz’e danıştık. İşte diş ve ağız sağlığı hakkında bilmeniz gereken iyi ve kötü haberler…
DİŞ ETİ HASTALIKLARI DİYABET RİSKİNİ ARTIRIYOR
(Kötü)
Diyabet ile diş eti hastalıkları genellikle birlikte seyretmektedir. Kontrolsüz diyabet dişeti sağlığını kötüleştirmektedir. Aynı şekilde tedavi edilmemiş dişeti hastalığı da diyabetik kan şekerinin kontrolünü zorlaştırmaktadır. İlk kez Columbia Üniversitesi Halk Sağlığı Bölümü’nde, 1982-1992 yılları arasında 7168 yetişkin üzerinde yapılan bu araştırma, orta dereceden
ciddiye kadar tüm dişeti hastalığı türlerinin, ilerleyen yıllarda diyabet riskini artırdığını kanıtlamıştır.
SAKIZ ÇİĞNEMEK ÇÜRÜK OLUŞUMUNU AZALTIYOR
(İyi)
Dt. Kıvılcım Teksöz’e göre çürük oluşumunu önleyecek sakızların sadece şekersiz olması yeterli değil; bu sakızların Xylitol de içermesi gerekiyor. Teksöz, “Bir şeker alkolü olan ve birçok meyvenin içinde doğal olarak bulunan Xylitol, diş çürüğünden sorumlu bakterilerin (Streptococcus Mutans) diş yüzeyine yapışmasını engelliyor ve diş çürüklerini de %80 oranında önlüyor. Bu sonuca ulaşmak için, Xylitol’lü sakızı günde 3–5 kez, en az 5 dakika çiğnemelisiniz.”
ÇOĞU ESKİ SİGARA TİRYAKİSİ HALEN DİŞLERİNİ KAYBETME RİSKİ TAŞIYOR
(Kötü)
Tokyo Medical and Dental University araştırmacılarının 1990 ile 2005 yılları arasında, yaşları 55 ile 75 arasında değişen 547 erkek üzerinde yaptığı çalışmadan, eski tiryakileri de üzen bir haber çıktı. Araştırma sonuçları, 20 yıl veya daha fazla süreyle sigara içenlerin dişlerini kaybetme riskini, hiç içmeyenlere göre 3 kat daha fazla olarak ortaya koydu. Diş sağlığı açısında sigara içenlerin, sigarayı bıraktıktan ancak 20 yıl sonra hiç içmeyen birinin risk seviyesine ulaştığını da söyleyelim.
20 YAŞ DİŞLERİNİ ÇEKTİRMEK DİŞETİ SAĞLIĞINI KORUYOR
(İyi)
University of North Carolina araştırmacılarının, yaş ortalaması 29 olan ve 20’lik dişlerinden en az ikisini çektirmiş 69 kişi üzerinde yaptığı çalışma, 20 yaş dişlerini çektirmenin, dişeti hastalığını erken safhada engellediğini gösterdi. Araştırmaya katılanların yarısında diş çekiminden önce, 20 yaş dişi ile hemen yanındaki büyük azı dişi arasındaki bölgede dişeti problemi vardı. Bu hastalardan 20 yaş dişi çekilmeyenlerde sorun 9 ay daha devam etti. Çekim yapılanlarda ise sona erdi.
DİŞ İPİ KULLAN DİŞ ÇÜRÜĞÜ VE DİŞETİ HASTALIĞINDAN KURTUL
(İyi)
New York Üniversitesi araştırmacılarının 51 tek yumurta ikizi üzerinde yaptığı araştırmanın sonucu oldukça çarpıcıydı. Buna göre sadece dişlerini ve dillerini fırçalayanlarla, dişlerini ve dillerini fırçalayıp bir de diş ipi ile arayüz temizliği yapanların ağızlarındaki bakteri sayısı arasında anlamlı bir fark olduğu görüldü. Diş ipi kullananlarda bakteri sayısı oldukça azalmıştı. İstanbul Smile Kliniği’nden Dt. Kıvılcım Teksöz, “Bu araştırma sonucu, ağız-diş sağlığı üzerinde genetik faktörlerden çok, davranış ve tutum gibi çevresel faktörlerin etkili olduğunu gösterdi” diyor.
FAZLA KİLO DİŞ KAYBI RİSKİNİ ARTIRIYOR
(Kötü)
Karlstad Üniversitesi’nde 30 ile 74 yaş arasında 2400 kişi üzerinde yapılan bir araştırma, obezlerin, ideal kilodakilere göre daha fazla diş kaybı riski taşıdığını ortaya koydu. Araştırmaya göre, 30-59 yaş arasındaki obez yetişkinler, diş çürüğü ve dişeti hastalıkları yüzünden en az 12 diş kaybediyor. Bu oran, ideal kilodakilerin 2 katı… Buna karşın 60 yaş sonrasında böyle bir risk kalmıyor.
ORTODONTİK PROBLEMLER UYKU APNESİ RİSKİNİ ARTIRIYOR
(Kötü)
Uyku apnesi genellikle obeziteyle bağlantılıdır, ancak her uyku apnesi olan obez değildir. Japonya’da obstrüktif uyku apnesi (uyku esnasında hava yolunun bloke olması ve kişinin uyanması ile uyku kalitesinin bozulmasına neden olan sorun) olan 97 erkek üzerinde yapılan bir araştırmada, 42 hastada obez olmadıkları halde, uyku apnesi teşhis edilmiştir. Bu 42 hastada ise alt ve üst dişler arasında geniş boşluğun bulunduğu, “overjet” olarak tabir edilen ortodontik problem söz konusudur.
Uyku apnesi tedavi edilmediğinde yüksek tansiyon, kalp rahatsızlıkları, hafıza problemleri gibi bir çok şikayete sebep olmaktadır.
ERİŞKİNLER İÇİN BRAKETSİZ ORTODONTİK TEDAVİ
(İyi)
Dişlerinizin görüntüsünden memnun olmadığınız halde “Zaten yaşım geçti. Ağız dolusu metalle 1-2 sene nasıl dolaşırım?” diye endişeleniyorsanız, sevinebilirsiniz. Dt. Kıvılcım Teksöz, “Artık tedavi süresini kısaltan, seramik ya da plastikten yapılan, önden bakıldığında görünmeyen, sevgilinizle rahatça öpüşmenize izin veren estetik braketler kullanılıyor. Buna bir de bilgisayarla yönlendirilen, şeffaf plastikten ve tamamen braketsiz apareyleri de eklemek gerek. Bunların dışında instant ortodontik tedavi diye adlandırdığımız porselen veya kompozit lamine uygulamalarını da düşünebilirsiniz” diyor.
DİŞ ETİ HASTALIKLARI DİYABET RİSKİNİ ARTIRIYOR
(Kötü)
Diyabet ile diş eti hastalıkları genellikle birlikte seyretmektedir. Kontrolsüz diyabet dişeti sağlığını kötüleştirmektedir. Aynı şekilde tedavi edilmemiş dişeti hastalığı da diyabetik kan şekerinin kontrolünü zorlaştırmaktadır. İlk kez Columbia Üniversitesi Halk Sağlığı Bölümü’nde, 1982-1992 yılları arasında 7168 yetişkin üzerinde yapılan bu araştırma, orta dereceden
ciddiye kadar tüm dişeti hastalığı türlerinin, ilerleyen yıllarda diyabet riskini artırdığını kanıtlamıştır.
SAKIZ ÇİĞNEMEK ÇÜRÜK OLUŞUMUNU AZALTIYOR
(İyi)
Dt. Kıvılcım Teksöz’e göre çürük oluşumunu önleyecek sakızların sadece şekersiz olması yeterli değil; bu sakızların Xylitol de içermesi gerekiyor. Teksöz, “Bir şeker alkolü olan ve birçok meyvenin içinde doğal olarak bulunan Xylitol, diş çürüğünden sorumlu bakterilerin (Streptococcus Mutans) diş yüzeyine yapışmasını engelliyor ve diş çürüklerini de %80 oranında önlüyor. Bu sonuca ulaşmak için, Xylitol’lü sakızı günde 3–5 kez, en az 5 dakika çiğnemelisiniz.”
ÇOĞU ESKİ SİGARA TİRYAKİSİ HALEN DİŞLERİNİ KAYBETME RİSKİ TAŞIYOR
(Kötü)
Tokyo Medical and Dental University araştırmacılarının 1990 ile 2005 yılları arasında, yaşları 55 ile 75 arasında değişen 547 erkek üzerinde yaptığı çalışmadan, eski tiryakileri de üzen bir haber çıktı. Araştırma sonuçları, 20 yıl veya daha fazla süreyle sigara içenlerin dişlerini kaybetme riskini, hiç içmeyenlere göre 3 kat daha fazla olarak ortaya koydu. Diş sağlığı açısında sigara içenlerin, sigarayı bıraktıktan ancak 20 yıl sonra hiç içmeyen birinin risk seviyesine ulaştığını da söyleyelim.
20 YAŞ DİŞLERİNİ ÇEKTİRMEK DİŞETİ SAĞLIĞINI KORUYOR
(İyi)
University of North Carolina araştırmacılarının, yaş ortalaması 29 olan ve 20’lik dişlerinden en az ikisini çektirmiş 69 kişi üzerinde yaptığı çalışma, 20 yaş dişlerini çektirmenin, dişeti hastalığını erken safhada engellediğini gösterdi. Araştırmaya katılanların yarısında diş çekiminden önce, 20 yaş dişi ile hemen yanındaki büyük azı dişi arasındaki bölgede dişeti problemi vardı. Bu hastalardan 20 yaş dişi çekilmeyenlerde sorun 9 ay daha devam etti. Çekim yapılanlarda ise sona erdi.
DİŞ İPİ KULLAN DİŞ ÇÜRÜĞÜ VE DİŞETİ HASTALIĞINDAN KURTUL
(İyi)
New York Üniversitesi araştırmacılarının 51 tek yumurta ikizi üzerinde yaptığı araştırmanın sonucu oldukça çarpıcıydı. Buna göre sadece dişlerini ve dillerini fırçalayanlarla, dişlerini ve dillerini fırçalayıp bir de diş ipi ile arayüz temizliği yapanların ağızlarındaki bakteri sayısı arasında anlamlı bir fark olduğu görüldü. Diş ipi kullananlarda bakteri sayısı oldukça azalmıştı. İstanbul Smile Kliniği’nden Dt. Kıvılcım Teksöz, “Bu araştırma sonucu, ağız-diş sağlığı üzerinde genetik faktörlerden çok, davranış ve tutum gibi çevresel faktörlerin etkili olduğunu gösterdi” diyor.
FAZLA KİLO DİŞ KAYBI RİSKİNİ ARTIRIYOR
(Kötü)
Karlstad Üniversitesi’nde 30 ile 74 yaş arasında 2400 kişi üzerinde yapılan bir araştırma, obezlerin, ideal kilodakilere göre daha fazla diş kaybı riski taşıdığını ortaya koydu. Araştırmaya göre, 30-59 yaş arasındaki obez yetişkinler, diş çürüğü ve dişeti hastalıkları yüzünden en az 12 diş kaybediyor. Bu oran, ideal kilodakilerin 2 katı… Buna karşın 60 yaş sonrasında böyle bir risk kalmıyor.
ORTODONTİK PROBLEMLER UYKU APNESİ RİSKİNİ ARTIRIYOR
(Kötü)
Uyku apnesi genellikle obeziteyle bağlantılıdır, ancak her uyku apnesi olan obez değildir. Japonya’da obstrüktif uyku apnesi (uyku esnasında hava yolunun bloke olması ve kişinin uyanması ile uyku kalitesinin bozulmasına neden olan sorun) olan 97 erkek üzerinde yapılan bir araştırmada, 42 hastada obez olmadıkları halde, uyku apnesi teşhis edilmiştir. Bu 42 hastada ise alt ve üst dişler arasında geniş boşluğun bulunduğu, “overjet” olarak tabir edilen ortodontik problem söz konusudur.
Uyku apnesi tedavi edilmediğinde yüksek tansiyon, kalp rahatsızlıkları, hafıza problemleri gibi bir çok şikayete sebep olmaktadır.
ERİŞKİNLER İÇİN BRAKETSİZ ORTODONTİK TEDAVİ
(İyi)
Dişlerinizin görüntüsünden memnun olmadığınız halde “Zaten yaşım geçti. Ağız dolusu metalle 1-2 sene nasıl dolaşırım?” diye endişeleniyorsanız, sevinebilirsiniz. Dt. Kıvılcım Teksöz, “Artık tedavi süresini kısaltan, seramik ya da plastikten yapılan, önden bakıldığında görünmeyen, sevgilinizle rahatça öpüşmenize izin veren estetik braketler kullanılıyor. Buna bir de bilgisayarla yönlendirilen, şeffaf plastikten ve tamamen braketsiz apareyleri de eklemek gerek. Bunların dışında instant ortodontik tedavi diye adlandırdığımız porselen veya kompozit lamine uygulamalarını da düşünebilirsiniz” diyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder